FOREKS FORUM TR (UCRETSIZ FOREKS BILGI PAYLASIM MERKEZI)
     ANA SAYFA       Ekonomik Takvim       Foreks Haberleri        Brokerlar     Yazarlar       Hakkımızda      VIP Giriş      Foreks TV
Go Back   FOREKS FORUM TR (UCRETSIZ FOREKS BILGI PAYLASIM MERKEZI) > BIST-Uluslararası Endeksler ve Emtialar
BIST-Uluslararası Endeksler ve Emtialar Bu başlıkta BIST Emtialar ve Uluslararası Endeksler hakkında temel teknik analizler paylaşılacaktır.
Cevapla
 
Seçenekler
  #451  
Alt 11 December 2014, 14:57
Efkan Genç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Efkan Genç Efkan Genç isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Psikolog
 
Üyelik tarihi: 13 July 2013
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.453
Efkan Genç is on a distinguished road
Standart

bist te haftalık grafikte tobo oluşmuş 92-93 bini tekrar göreceğiz anlaşılan
__________________
Analiz ve Yorumlarım
Alıntı ile Cevapla
  #452  
Alt 12 February 2015, 11:51
recruit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
recruit recruit isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Moderatör
 
Üyelik tarihi: 24 February 2013
Mesajlar: 3.484
recruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of light
Standart

Babacan: MB'nin günlük tartışma konusu olması doğru değilBaşbakan Yardımcısı Ali Babacan, "MB konusunun hükümet açısından günlük bir tartışma konusu olması gerektiğini doğru görmüyoruz" dedi

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Merkez Bankası geniş data seti ışığında ve fiyat istikrarı önceliği çerçevesinde kurla ilgili gelişmeleri takip eder, gerekiyorsa da müdahalelerini yapar. Bunun hükümet açısından günlük bir tartışma konusu olması gerektiğini de doğru görmüyoruz" dedi.

Babacan, bir televizyon kanalında katıldığı programda, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Türkiye'nin G20 dönem başkanlığını değerlendiren Babacan, ülkenin başkanlığa 3 yıl önce seçildiğini ve geçen yılın bahar aylarında çalışmalara başladıklarını söyledi.

Bu hafta başında finanstan sorumlu bakanlar ve merkez bankası başkanları olarak toplantılarını yaptıklarını anlatan Babacan, toplantıya en üst düzeyde katılımın sağlandığını ifade etti. Türkiye'nin ortaya koyduğu öncelikler ve yeni temaların, çok ciddi kabul gördüğünü dile getiren Babacan, toplantıda, G20 ülkelerinden söz konusu önceliklere destek açıklamaları geldiğini bildirdi.

Babacan, bu önceliklerin ilkinin kapsayıcılık olduğunu belirterek, bir ülkede yaşanan büyümeden, toplumun tüm kesimlerinin istifade etmesi gerektiğini söyledi. Pek çok ülkede büyüme rakamlarının kapsayıcı olmadığını vurgulayan Babacan, "Büyümeden sadece küçük bir toplum kesimi istifade ediyor. Bir bakıma büyüme, zengini daha zengin yapan bir büyüme haline gelebiliyor. Ülke ismi vermem çok doğru değil ama şu anda gelişmiş ülkelerin pek çoğunda maalesef böyle bir tablo söz konusu" diye konuştu.

Büyümenin kapsayıcılığının KOBİ'lerle ilgili olması gerektiğinin de altını çizen Babacan, bakanlar ve merkez bankası başkanları toplantısının ardından yayınlanan sonuç bildirgesine ilk kez KOBİ teriminin girdiğini belirtti.

İkinci önceliğin ise uygulama olduğunu anlatan Babacan, uygulama olmayınca sonuç alınamadığını ifade etti. Bu nedenle, uygulamaya bakacaklarını aktaran Babacan, "Yeterince konuştuk, program açıkladık. 'Şimdi herkes ev ödevini yapsın' dedik. Bu da çok geniş kabul gördü" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, üçüncü önceliğin ise yatırımlar olduğunu açıkladı. Özellikle altyapı yatırımları başta olmak üzere, ülkelerin kalkınmasına destek verecek, akıllıca seçilmiş yatırımlara ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Babacan, oluşturdukları "Özel kaynakları nasıl daha çok kamu altyapı yatırımlarına yönlendirebiliriz?" temasının da ciddi ilgi ve destek gördüğünü kaydetti.

- G20 dönem başkanlığı Türkiye'nin imajına olumlu katkı yapacak"

G20 dönem başkanlığının, Türkiye'nin imajına da olumlu katkı yapacağını ifade eden Babacan, son 1,5 yıldır Türkiye'nin uluslararası algısıyla ilgili bazı sorunların olduğunu söyledi. Bu süre içinde uluslararası medyaya bakıldığında, Türkiye ile ilgili haber ya da yorumların önemli bir kısmının negatif olduğuna işaret eden Babacan, G20 dönem başkanlığının, Türkiye'nin dünya gündeminde daha çok yer almasını sağlayacağını bildirdi.

Bundan sonra yapılacak toplantıların daha önemli olacağını vurgulayan Babacan, şöyle devam etti:

"Özellikle kasım ayında yapacağımız liderler zirvesi son derece önemli olacak. Uzak olmasına rağmen, Avustralya'daki liderler zirvesine dünyadan yaklaşık 3 bin gazeteci geldi. Biz biraz daha fazla sayı bekliyoruz Türkiye'ye. İyi bir hazırlık yaparsak, başarılı bir dönem başkanlığıyla kasım ayında liderler zirvesiyle kapatırsak, bu, Türkiye'nin yurtdışındaki algısına olumlu katkıda bulunacaktır ama en ufak bir aksaklığı da büyüteceklerdir. O da bir gerçek. Onun için çok dikkat etmemiz lazım, hataya çok fazla pay yok."

Bakanlar ve merkez bankası başkanları toplantısını iyi bir şekilde tamamladıklarını anlatan Babacan, "Üniversitelerde vizeler vardır, sonra final vardır ya, birinci vizeyi gayet iyi bir noktada tamamladık" dedi.

- Dolar kurundaki yükseliş

Dolar kurundaki yükselişe ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Babacan, öncelikle uluslararası konjonktürün dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

Ali Babacan, uluslararası finans piyasalarının, dalgalanmanın çok yüksek olduğu bir dönemden geçtiğine işaret ederek, 6 ay öncesine göre petrol fiyatlarının yarı yarıya düştüğünü ifade etti. Aynı şekilde avro/dolar paritesinin Mayıs 2014'te 1,40 düzeylerinde olduğunu hatırlatan Babacan, "Şimdi ise 1,12-1,13. Yani dolar, avro karşısında bu kadar değerlenmiş. Dolar aslında dünyada pek çok para birimi karşısında değerlendi bu dönemde. Dolayısıyla volatilite çok yüksek" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de iç piyasada yaşananların büyük bölümünün de aslında dış piyasalardaki dalgalanmalarla ilgili olduğunu anlatan Babacan, ayrıca Türkiye'de serbest kur rejimi uygulandığını hatırlattı.

- "Normalde hiçbirinin bir şey söylememesi lazım"

Bu rejimde, hükümetin telaffuz edilen bir kur hedefinin olmadığını belirten Babacan, şunları kaydetti:

"Öte yandan, Türkiye'de kurdan enflasyona bir geçişkenlik var. Bu geçişkenlik eskiye göre azaldı ama hala var. Türk Lirası değer kaybettiğinde, yani dolar, avro yükseldiğinde bu, bir süre sonra bizim enflasyonumuza da kısmen yansıyor. Merkez Bankamızın birinci önceliğine bakıyoruz, fiyat istikrarı, yani enflasyonla mücadele. Birinci önceliği böyle tanımlanmış bir merkez bankasının, 'kurlar beni ilgilendirmez' demesi mümkün olmuyor. Dolayısıyla Merkez Bankamız, kur hareketlerini yakından takip ediyor ve gerekirse de gerekli müdahaleleri yapıyor.

Biz hep şunu önemsiyoruz. Şahısların kendine ait tahminleri, gönlünden geçenleri olabilir. Her bakanımıza sorsanız, 'senin gönlünden geçen kur nedir?' diye, her birinden ayrı ayrı cevap alabilirsiniz. Normalde hiçbirinin bir şey söylememesi lazım. Çünkü hükümetin resmen bir kur hedefi yoksa, telaffuz edilen kurun tamamen şahsi bazda olacağını baştan kabul etmek lazım."

- "Merkez Bankası gerekiyorsa müdahalelerini yapar"

Nihai değerlendirmeyi ise herkesi dinledikten sonra, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu'nun (PPK) yaptığını belirten Babacan, şöyle konuştu:

"PPK 7 kişiden oluşur, artı çok güçlü bir teknik ekip vardır ve pek çok kurumda olmayacak kadar bilgi Merkez Bankasında vardır. Dolayısıyla Merkez Bankası o geniş data seti ışığında ve fiyat istikrarı önceliği çerçevesinde kurla ilgili gelişmeleri takip eder, gerektiği zaman da gerekiyorsa da müdahalelerini yapar. Biz buna böyle bakıyoruz ve bunun hükümet açısından günlük bir tartışma konusu olması gerektiğini de doğru görmüyoruz. Çünkü hangi ülkede bunlar çok böyle günlük siyasi polemik haline getirilirse, sonuçta o ülke komple zarar görüyor, o ülkede risk pirimi yükseliyor, o ülkede faizler yükseliyor, öngörülebilirlik azalıyor. Kurla ilgili iletişimin tek bir kanaldan, asıl yetki ve sorumluluğun olduğu Merkez Bankası üzerinden yapılmasını biz önemli görüyoruz. Kurlarla ilgili bir iletişim olacaksa, bunun Merkez Bankasından yapılmasını ve Merkez Bankasının söylediklerine itibar edilmesini önemli görüyoruz. Çünkü hem sorumluluk onlarda hem yetki onlarda. Dışarıdan herkesin görüşü olur ama nihai değerlendirmeyi Merkez Bankası yapar."

Babacan, Bank Asya'nın hakim ortaklarına ilişkin istenen bilgiler geldikten sonra değerlendirme sürecinin başlayacağını ve süreç sonunda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) nihai bir karar vereceğini belirterek, "Herkesin gönlü rahat olsun, bizim oradaki (BDDK) ekibimiz, hukuk neyse onu uygulayan ekip. Hukuk neyse o işleyecek" dedi.

Merkez Bankası'nın politikalarında bir hata görüp görmediğine ilişkin soru üzerine Babacan, bu konularda çok fazla yorum yapmayı doğru bulmadığını söyledi.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun (PPK) 7 kişilik deneyimli ve kendilerinin atadığı bir heyetten oluştuğunu kaydeden Babacan, "Buradaki arkadaşlar eleştirileri dinliyor ve değerlendiriyorlar. Karar verme anı geldiğinde de 7 kişi bir odaya kapanıyor ve nihai karar veriyorlar. Bugünden PPK'nın kararı hakkında yorumda bulunmayız, bunun doğru olmadığını düşünüyorum. Bu konular tartışıldıkça öngörülebilirlik azalıyor, öngörülebilirlik azalınca da risk algısı yükseliyor, risk algısı yükselince de risk primleri yükseliyor ve bütün piyasa göstergelerine yansıyor. Dolayısıyla 24 Şubat tarihini bekleyelim, PPK kararını hep beraber görelim" diye konuştu.

- "Milli gelirde 10 bin doların altı gibi rakamlar görünmüyor"

Babacan, dolardaki yükselişten ötürü milli gelirin 10 bin doların altına düşeceğine ilişkin yorumların sorulması üzerine, dolar bazındaki milli gelir hesabının piyasa kuru ve satın alma gücü paritesine göre hesaplandığını söyledi.

Telaffuz edilen 10 bin 800 dolar rakamının piyasa kuruna göre hesaplandığını ifade eden Babacan, "Bizim milli gelirimiz Türkiye'de Türk Lirası olarak oluşuyor. TL olarak hesap edilen milli geliri ortalama kura bölüyoruz ve dolar bazındaki milli geliri hesaplıyoruz. Dolar kuru yükseldiğinde haliyle daha düşük çıkabiliyor. Bugün itibariyle milli gelirimizde 10 bin doların altı gibi rakamlar görünmüyor. Geçen seneyi de 10 bin doların üzerinde kapatmış olacağız. 2015'te de garantili bir şey söylemem mümkün değil ama genel beklenti 10 bin doların altına düşülmeyeceği yönünde" değerlendirmesinde bulundu.

Babacan, daha istikrarlı olan verinin, satın alma gücü paritesi ile hesap edilen kişi başına düşen milli gelir olduğunu bildirerek, "Buradaki rakamımız yaklaşık 19 bin dolar. Bu daha istikrarlı ve sağlıklı bir rakam. AB de bunu böyle hesap ediyor. Biz orada da AB ortalamasının ve Japonya'nın yarısını geçmiş durumdayız" ifadelerini kullandı.

- "BDDK saygın bir kurum"

Başbakan Yardımcısı Babacan, Bank Asya konusundaki son durumun ne olduğunun sorulması üzerine, BDDK'nın bağımsız bir kurul olduğuna işaret etti.

BDDK'nın güçlü yetkilere sahip olduğunu, yaptığı açıklamaların baz alınmasını söyleyen Babacan, kendilerinin Bankacılık Kanunun gereği BDDK'yı böyle tanımladıklarını ve hükümetleri döneminde rolünü güçlendirdiklerini kaydetti. Babacan, BDDK'nın dünyada yüksek bir itibara sahip olduğunu vurgulayarak, aldığı kararlarla uluslararası çevrede güvenilir bir kurum olarak tescil edildiğini söyledi.

Babacan, şöyle devam etti:

"BDDK'nın yaptığı yazılı açıklamaya göre, BDDK, Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesinin 5. fıkrasını burada (Bank Asya) baz almış durumda. O da bankanın hakim ortaklarında aranılan niteliklerle ilgili, bunlar da uluslararası niteliklerdir. Burada asıl aranan maddi imkanlar, sicil, itibar, kredi geçmişi gibi niteliklerdir. Ortaklar banka sahibi olmaya elverişli midir, değil midir? Bu niteliklere hem banka kurulurken sahip olmak gerekir hem de banka varlığını sürdürdüğü süre boyunca o niteliklerin korunması gerekir.

Açıklamaya göre, bunlarla ilgili bilgiler süresi içinde verilememiş. BDDK, süre dolduktan sonra bir süre daha vermiş, o 1 ay içerisinde yine tamamlanamamış bunlar. Bilgi verilen sayı az, verilemeyen sayı çok. Bilgi verilmesi de yetmiyor. Açıklamada, 'bunun kuruma ibrazı ve kurum tarafından yapılacak değerlendirmeler sonuçlanıncaya kadar' deniyor. Bilginin sadece BDDK'ya gelmesi yetmeyecek, BDDK, aynı zamanda bu bilgileri kontrol edecek ve bunların değerlendirmelerini yapacak. O bilgiler geldikten sonra değerlendirme süreci başlayacak ve süreç sonunda BDDK nihai olarak bir karar verecek. Bu isimlerin hangileri bir banka ortağı olma konusunda kriterleri yerine getiriyor, hangileri getiremiyor, bu süreç sonunda ancak bundan sonraki aşamaların ne şekilde gerçekleşeceği belli olacak."

Bankacılık Kanunundaki düzenlemelerin uluslararası standartlarda olduğuna işaret eden Babacan, bankacılığın itibar ve güven demek olduğunu vurguladı. Babacan, "Bankaların itibarı için en önemlisi o ülkedeki kanunların ve kanunları yürüten kurumların itibarlı olmasıdır. Bizim BDDK'mız dünya genelinde itibarı tartışılmayan saygın bir kurumdur" dedi.

- "Hukuk neyse o işleyecek"

Ali Babacan, ortaklarla ilgili belgelerin teslim edilmesi durumunda sürecin nasıl işleyeceğine yönelik soru üzerine de teknik değerlendirmelerin BDDK tarafından yapılacağını söyledi.

Kendilerinin bir şey söylemesinin doğru olmayacağını belirten Babacan, "Oradaki arkadaşlarımızı yönlendirmemiz de doğru olmaz. Onlar bakacak kanun ne diyor, hukuk ne diyor? Hepsine bakacaklar. Herkesin gönlü rahat olsun ki bizim oradaki ekibimiz hukuk neyse onu konuşan ve uygulayan ekip. Hukuk neyse o işleyecek. Bu çok önemli. Öngörülebilirlik için de bu çok esastır. Hukuk devleti olmanın da gereği budur. Biz hep 'kural bazlı ekonomi' dedik. Keyfiliğin olmadığı, kuralların çalıştığı bir ekonomik yapı istedik. BDDK'da bu var" ifadelerini kullandı.

- "Burada öyle bir el koyma şekli yok"

Babacan, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) bir bankaya el koymasının farklı modellerde olabildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Burada bankanın hisseleri TMSF'ye geçmiş değil. Temettü hariç ortaklık hakkını TMSF kullanmaya başlıyor. Bankanın sahipleri değişmiş değil, banka kapanmış değil, faaliyetlerine devam ediyor, sahipleri aynı. Sadece o sahiplerinin bankayı yönetme hakkı TMSF'ye geçmiş durumda. Daha önceki dönemlerde farklı bankaların yönetimine farklı modellerle el konulmuştu, bazı bankalar tamamen hisseleriyle TMSF'ye geçmişti. Burada öyle bir el koyma şekli yok. Banka canlı bir banka, yürüyen bir banka. Canlı ve yürüyen bir bankanın yönetimi değişmiş durumda sadece."
Alıntı ile Cevapla
  #453  
Alt 13 February 2015, 07:04
drmb - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
drmb drmb isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Site Üyesi
 
Üyelik tarihi: 03 July 2014
Bulunduğu yer: fx
Mesajlar: 1.021
drmb is on a distinguished road
Standart

Ateşkes sonrası borsa coştu


Ukrayna'da ateşkes ile yükselişe geçen BİST, yüzde 3.18 primle 86 bin puanın üzerine çıktı.

haberlerde bu şekilde verilmiş ama sebep sadece bu mu ?
__________________
Ìnsan ulaşamadığı herşeyin "delisi", ulastığı herşeyin "nankörüdür".
Alıntı ile Cevapla
  #454  
Alt 15 July 2015, 00:06
Efkan Genç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Efkan Genç Efkan Genç isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Psikolog
 
Üyelik tarihi: 13 July 2013
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.453
Efkan Genç is on a distinguished road
Standart

Borsa İstanbul "Algobot"ları çekmeye çalışıyor




Tüm dünyada menkul kıymet piyasaları, Wall Street'te çok tartışılan bir grup olan yüksek frekanslı traderları (HTF) kendilerine çekmeye çalışıyor.

ABD'de bu çeşit işlemlere ilişkin çok sıcak tartışmalar yapılırken, Türkiye, Meksila, Güney Afrika ve diğer bazı ülkeler piyasalarını derinleştirmek için HTF cinsi işlemleri kendilerine çekmeye çalışıyor.

Mesaj açık: Algılanan riskler ne olursa olsun, algoritmik robotla, diğer bir deyişle, algobotlar tüm dünyada istikrarlı bir şekilde yayılıyor.

Borsa İstanbul idari direktörü Muammer Çakır, "Yabancı yatırımcıları memnuniyetle karşılıyoruz ve bunlara HTF'ler de dahil," dedi.

Birçok piyasa için, bu işlemlerin cazibesi açık. Algobotlar göz açıp kapayıncaya dek alım ve satım yapabiliyor ve işlem hacimlerinina rtmasına neden oluıyor. Yüksek işlem hacimleri ise, ardından, yatırımcıların piyasaya çekilmesine yardımcı oluyor ve borsalara fayda getiren bir zincirin oluşmasını sağlıyor.

Yüksek frekanslı işlemler, savunanları için, bir devrim niteliğinde. Zira işlemlerin daha hızlı, daha ucuz ve verimli hale getiriyor. Bu traderlar, blazer takımlar giymiş şık traderların yerini alan modern piyasa yapıcılar olarak görülüyor. Eleştiri getirenler için ise, ki bunlar arasında Wall Street jargonuna "parlak çocuklar" terimini kazandıran Michale Lewis gibi yazarlar da yer alıyor, bu işlemler, sezgisi yüksek olanlara diğerlerinin zararına haksız kazanç sağlıyor. ABD'de yetkililer endişelerini yüksek sesle dile getiriyor ve bazıları bu sektörü inceliyor.

Birçok borsada henüz bu işlemler yaygın değil. Şimdiye dek, yüksek frekanslı traderlar İstanbul'da çok küçük bir pay sahibi. Ancak Çakır'ın görev yaptığı Borsa İstanbul, daha fazla HTF çekebilme umuduyla için Eylül ayında işlem sistemlerini yükseltmeyi planlıyor ve aynı planlamayı gelecek yıl türev işlemleri platformu için de gerçekleştiriyor.
__________________
Analiz ve Yorumlarım
Alıntı ile Cevapla
  #455  
Alt 04 September 2016, 20:41
recruit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
recruit recruit isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Moderatör
 
Üyelik tarihi: 24 February 2013
Mesajlar: 3.484
recruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of light
Standart

Dünyada TL işlemlerinin payı artıyor
BIS verilerine göre TL ile işlemler son yıllarda artışa geçti

Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) 3 yılda bir yayınladığı Küresel Döviz Piyasası Raporu’nun 2016 verileri kamuoyu ile paylaşıldı.
Buna göre Türk Lirası işlemleri toplam döviz işlemlerinin yüzde 1,4’üne çıktı ve 16’ıncı sırada yer aldı.
2001 yılında TL yüzde 1’in altında payla 30’uncu sıradaydı.
Verilerdeki bir diğer çarpıcı nokta ise TL’nin gelişmekte olan ülke rakiplerini son yıllarda geride bırakmış olması. Örneğin Rus Rublesi 2013’de 12’inci sırada yer alırken 2016’da 18’inci sıraya geriledi. TL yine Hindistan Rupisi, Brezilya Reali’nden de daha üst sırada yer aldı.
İlk sıra yine ABD Dolarının oldu. Küresel döviz piyasasında 2016 Nisan itibariyle günlük 5,4 trilyon dolar işlem hacmi gerçekleşirken, ABD doları swap işlemlerde yüzde 87,6 para sahip oldu. 2013 yılı Nisan ayında günlük işlem hacmi 5,1 trilyon dolar düzeyindeydi.
Alıntı ile Cevapla
  #456  
Alt 03 December 2016, 15:08
Fxforumcu Fxforumcu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Banned
 
Üyelik tarihi: 17 November 2016
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 13
Fxforumcu is on a distinguished road
Standart

TL ye dönün diyorlar.
Alıntı ile Cevapla
  #457  
Alt 24 January 2017, 18:19
recruit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
recruit recruit isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Moderatör
 
Üyelik tarihi: 24 February 2013
Mesajlar: 3.484
recruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of lightrecruit is a glorious beacon of light
Standart

Borsa İstanbul’un stratejik ortağı NASDAQ'da gong, Borsa İstanbul ve Türkiye Varlık Fonu için çaldı. Gong töreni, canlı olarak New York Times Square'de de yayınlandı. Gong töreninin, Ağustos 2016'da kurulan, sermaye piyasalarına ürün çeşitliliği sağlayacak ve piyasaların derinleşmesini olumlu etkileyecek Türkiye Varlık Fonu'nun dünyaya tanıtılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Türkiye, bölge ve küresel Borsacılık sektörü için önemli bir dönüm noktası olan Borsa İstanbul'un NASDAQ ile stratejik ortaklığı çerçevesinde, ABD'nin New York kentindeki NASDAQ MarketSite'de seans, Borsa İstanbul ve Türkiye Varlık Fonu için çalan gong ile başladı.

Gong töreninde konuşan Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, NASDAQ'la yapılan iş birliğinin kendilerine çok şey kattığını ifade etti.

Karadağ, "2017, Borsa İstanbul için yükseliş yılı olacak. 2017 sonuna kadar Borsa İstanbul'un halka arzına hazır olacağız ve bu bir başarı hikayesi olacak. 2018'in ortasında yıllık 200 milyon dolar net gelir sağlayacak sürdürülebilir kar payı dağıtıyor olacağız." diye konuştu.

Karadağ, 200 milyar dolarlık varlık değeriyle Türkiye Varlık Fonu'nun, Borsa İstanbul'u olumlu yönde etkileyeceğini de söyledi.

NASDAQ MarketSite Başkan Yardımcısı David Wicks de Borsa İstanbul ile 3 yıl önce Türkiye sermaye piyasalarını geliştirmek ve Borsa İstanbul’u güçlü bir finans merkezi yapmak amacıyla stratejik ortaklık kurduklarını hatırlattı.

Wicks, bu süre içinde söz konusu vizyonu hayata geçirmek üzere çok yol aldıklarını, hisse senedi piyasalarına ilişkin teknolojik dönüşümün tamamlandığını, vadeli işlemler piyasasının bu yılın ilk çeyreğinde tamamlanacağını ve bunu borçlanma araçları ve kıymetli madenler piyasasının takip edeceğini bildirdi.

Wicks, "Türkiye sermaye piyasalarının dönüşümünde Borsa İstanbul ile birlikte çalışıyor olmaktan gurur duyuyoruz." dedi.

Borsa İstanbul'UN 22 YILDIR KULLANDIĞI TEKNOLOJİ UÇTAN UCA YENİLENECEK

Verilen bilgiye göre, Borsa İstanbul, bu yılın ilk çeyreğinde Vadeli İşlemler ve Opsiyon Piyasası (Faz2) ve 2018 yılının ilk yarısında da Borçlanma Araçları Piyasası ve Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası geçişlerini devreye almak üzere çalışmalarını sürdürüyor. 2018'de tüm piyasa ve çevresel

sistemlerinde geçişin tamamlanmasıyla Borsa İstanbul’un 22 yıldır kullandığı teknoloji uçtan uca
yenilenmiş olacak ve Borsanın dünya çapında rekabet gücü artacak.

Kasım 2016'da Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Borsa İstanbul yerleşkesine taşındı ve
entegre iş modeli ile operasyonlarda sinerji sağlandı. Gelecek dönemde Enerji Piyasaları İşletme AŞ'nin de yerleşkeye taşınması planlanıyor.

Yeni yatırımlar için fon temin edilmesi, proje finansmanının kolaylaşması ve yaygınlaşması ile ekonomik büyümenin desteklenmesi, faizsiz finans sektörünün gelişmesi, Körfez ve Malezya ekolü örneklerinde olduğu gibi İstanbul merkezli yeni bir ekolün oluşması, bu doğrultuda İstanbul Finans Merkezi projesinin desteklenmesi hedefleniyor.

Faiz hassasiyeti olan yatırımcılar ile gayrimenkul sektörü yatırımcılarının bu ürünler vesilesiyle sermaye piyasaları
ile tanışması sayesinde yatırımcı tabanı genişleyecek ve sermayenin tabana yayılması sağlanabilecek, kamu
eliyle yapılacak ihraçlar reel sektörde faaliyet gösteren özel kurum ve kuruluşların yapacakları projelere örnek
olabilecek.

Altyapı yatırımlarının ve projelerin finansmanında baştan mutlaka menkul kıymetleştirme yoluyla sermaye piyasası araçlarının da kullanılmasına ve finansmanın Borsa üzerinden sağlanmasına çalışan Borsa İstanbul, projelerdeki yüklenici gelirleri, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü gelirlerinin, bir İslami finans ürünü olan kira sertifikası ihracı yoluyla paylaşımı üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

Ayrıca, Borsanın öncülük ettiği TOKİ gayrimenkul ve kentsel dönüşüm projelerinin gayrimenkul sertifikaları ile finansmanı konusunda ilgili paydaşlarla çalışmalar yürütülürken, iş birliği sonucunda ihraç edilecek sertifikaların özel sektör şirketleri için de örnek teşkil etmesi bekleniyor.

Borsa, çok paydaşlı bir proje olarak, yakın coğrafyada da önemli bir rol üstleneceği öngörülen uluslararası bir Faizsiz Finans Danışma Kurulu oluşturmak istiyor. Söz konusu kurulun, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği çatısı altında kurulması ve faizsiz finansal enstrüman ihraçlarında İslami Finansal Kuruluşlar Muhasebe ve Denetim Organizasyonu’nun standartlarına uygun menkul kıymet ihracı yapılmasına yönelik danışmanlık hizmeti vermesi bekleniyor.

Borsa, FİNANSAL BİR SÜPERMARKET OLMAYI HEDEFLİYOR

Finansal bir süpermarket olmayı hedefleyen Borsada borçlanma araçları ihracı son 3 yılda artarak devam etti. Son 3 yılda sırasıyla borçlanma aracı ihraç sayısı 517, 621, 766 ve şirketlere sağlanan kaynak 66,4 milyar TL, 79,2 milyar TL, 90,8 milyar TL olarak gerçekleşti. Böylece 2016 yılında günde ortalama 3,3 adet borçlanma aracı kota alındı.

Borsa İstanbul Grubu altında bulunan Takasbank ve MKK’nın önemli projeleri arasında çek takas sistemi, tapu takas sistemi, borçlanma araçlarının saklanması, araba alışverişlerindeki takas işlemleri, altın transferleri, elektronik pay defteri sistemi, elektronik veri deposu gibi birçok yenilikçi girişim yer alıyor. Borsa, söz konusu projeler ve kurumsal çözümler ile inovasyon ve dijital dönüşümün öncüsü bir kurum olarak yoluna devam edecek.

Pay piyasasında üyelere uygulanacak Borsa payı artışının üyelere getireceği ilave maliyetin bir bölümünün Borsaca üyelere zaman içinde iade edilmesi (halen SPK onayında), sektörden gelen talepler çerçevesinde işlem verilerinde taraf bilgisinin gösterilmesine ilişkin eski uygulamanın 6 aylığına yeniden başlatılması, Borsa üyelerinin veri dağıtım masraflarının
düşürülmesi amacıyla veri paketleri kullanıcı ücretlerinde indirim yapılması, veri, endeks ve kolokasyon
hizmetleri ile ilgili ABD doları üzerinden faturalanan ücretlerin dileyen kurumlar için TL cinsinden
faturalanması, işlem gören şirketlerden alınan kotta kalma ücretlerinde ve kira sertifikalarının kota alma
ücretlerinde indirim yapılması gibi adımlarla sermaye piyasalarının ve sektörün gelişimi de hedefleniyor.

YÖNETİM KURULU DÜZEYİNDE BİR HALKA ARZ KOMİTESİ KURULDU

Borsa sermayesindeki Hazine paylarının bir kısmının halka arz edilmesine ilişkin çalışmalara hız verildi. Bu kapsamda Borsa bünyesinde yönetim kurulu düzeyinde bir halka arz komitesi kuruldu ve koşullar uygun olursa halka arzın 2018 yılı içinde tamamlanması hedefleniyor. Böylece Borsa İstanbul, halka açık yapısıyla daha esnek ve rekabetçi bir yapıya kavuşmuş olacak.

Sermaye sıkıntısı çeken aracı kurumların öz sermayelerini güçlendirmek amacıyla Borsa sermayesindeki C grubu pay sahiplerinden paylarını devretmek isteyenlerin Borsa paylarının geri alınması da gündemde bulunuyor.

Borsa, ihraççı şirketlerin, kendi paylarına sahip olan ortaklarına (bireysel yatırımcılarına) yönelik olarak indirimli ürün satışı gerçekleştirebilmesi, çeşitli kampanyalar düzenlemesi veya promosyonlar uygulayabilmesine imkan verecek şekilde düzenleme yapılması amacıyla Maliye Bakanlığı ve SPK ile istişareler yürütüyor.

Söz konusu uygulama ile bir telefon operatörü bireysel yatırımcılarına indirimli tarife uygulayabilecek, bankalar yatırımcılarına faiz ve komisyon avantajları sunabilecek, marketler ve perakende mağazalar yatırımcılarına yönelik promosyon uygulamaları yapabilecek.

TÜRKİYE VARLIK FONU

Türkiye Varlık Fonu, gerekli fonları kurmak ve yönetmek, sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurt içinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonları kurmak ve yönetmek üzere kuruldu.

Bu arada, gong törenine Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, Turcas Petrol Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyeleri Işınsu Kestelli, İlhami Koç ve Murat Tacir de katıldı.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
foreks, forex, imkb, nasdaq, s&p500, vob


Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


.


Powered by vBulletin®
2008 © 2017 ForexForumTR Tüm Hakları Saklıdır.